VİZYONDAKİ FİLMLERDEN ÖZETLER
2/2/2008Serinin son filminin üzerinden 20 yıl geçmiştir ve artık kuzey Tayland’a yerleşmiş olan JOHN RAMBO (SYLVESTER STALLONE) Salween Nehri üzerinde çalışan bir bot işletmektedir. Tayland-Burma sınırında (Myanmar) devam eden dünyanın en uzun sürmüş sivil savaşlarından biri, Burma-Karen mücadelesi 60. yılına girmiştir. Ancak, artık dağlarda ve ormanlarda balık tutarak, avladığı zehirli yılanları satarak geçinen, yalnız ve basit bir hayat süren Rambo savaşmayı, asilerin ya da barış gönüllülerinin peşinden gitmeyi çoktan bırakmıştır.
Tüm bunlar, bir grup insan hakları misyoneri gelip de Amerikalı bir nehir rehperi John Rambo’yu aramaya başladığında değişir. Sarah (JULIE BENZ) ve Michael Bennett (PAUL SCHULZE) Rambo’ya ulaştıklarında, geçen yıldan beri Burma ordusunun mülteci kamplarına bağlanan yollar üzerine mayın döşediğini ve bu yüzden karayolu ile yolculuk yapmanın artık çok tehlikeli bir hal aldığını anlatırlar. Rambo’dan istedikleri, kendilerine Salween nehri boyunca rehperlik yapması, misyonerlerle beraber tıbbi yardım malzemelerini ve gıda desteğini sağ salim Karen kamplarına ulaştırmasıdır. Her ne kadar Burma’yı baştan başa geçmeyi zorunlu kılacak bu teklifi en başta reddetse de Rambo sonunda Sarah, Michael ve ekibiyle beraber yola koyulur.
Aradan iki hafta bile geçmeden rahip Arthur Marsh (KEN HOWARD) Rambo’yu bulur ve kendisine, yardım ekibinden hiçbir haber alınamadığını, elçiliğin ekibin yerini bile tespit edemediğini anlatır. Amerikan Ordusu onu Vietnam’da bir süper silah olarak eğitmiştir. Her ne kadar aradan on yıllar geçmiş olsa da bu yalnız savaşçının ne yapması gerektiği oldukça açıktır.
Genç ve korkusuz Galyalı Alafolix, Yunan prensesi Irina’ya aşık olur. Asterix ve Hopdediks’in yardımıyla, olimpiyat oyunlarını ve başta da Irina’nın kalbini kazanabilmek için Yunanistan’a gelir...
Milyoner şirket sahibi Edward Cole (JACK NICHOLSON) ile işçi sınıfına mensup araba tamircisi Carter Chambers’ın (MORGAN FREEMAN) dünyaları apayrıdır. Yolları, bir hastane odasını paylaşmalarıyla kesişir ve iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: “Tahtalı köyü boylamadan önce” hayatlarının kalan kısmını hep yapmak istedikleri her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle farkında olmadıkları bir barışma ihtiyacı.
Birlikte, hayatlarının araba seyahatine çıkarlar; ve bu süreçte dost olur, hayatı dolu dolu, içgörü ve mizahla yaşamayı öğrenirler.
Her macera, listelerine yeni bir madde ekler.











Site Dizini
0 yorum yazılmıştır