Myspace Graphics Siir Ve Sairleri - HOŞGELDİNİZ UMARIM SİZE FAYDALI OLABİLİRİM - Blogcu



Web sayfama hoşgeldiniz.

HOŞGELDİNİZ UMARIM SİZE FAYDALI OLABİLİRİM

BUNLAR İŞİNİZE ÇOK YARAYACAKTIR!!!

BENDEN UZAKTA

27/2/2008


Git içimden git
Gitmezsen dinmeyecek
Son sözüm bu olarak kalsın
Ağlamayacağım ölmeyeceğim hatta umursamayacağım
Seni unutacağım demiyorum
Unuttum bile
Git içimden git
Nasıl geldiysen öylece
Git içimden git
Birdenbire

Ellerini de al
O da sol tarafımda bir yerlerde olacak
Dinlediğim şarkıları da senin için
Uyuyamadığım geceleri de
Seninle gördüklerimi
Hepsini al
Götür benden götürebildiğince
Bilmiyorum sorma bütün cevaplar zor

Git içimden dışımdan her yerimden
Ağlamayacağım ölmeyeceğim hatta umursamayacağım
Git içimden git artık
Bir yalan daha söyleyemeyeceğim…

YAŞAR GÜNAÇGÜN

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

İnanma...

27/2/2008


İnanma sevdiğim.!
Nefesin ırak kalmasın diye,
Dualar ettim yine olmadığın bir gece..
Ne olur inanma.!
Değmedi nefesin ateşler düştüğünde sevgimize..
Yemin etti kader sevda ateşini gözyaşımla söndürmeye..
Belki de avuntuydu..
O gece tanrım sen koydu rüyalarımın en güzel yerine ..
İnanma sevdiğim.!
Ben seni ararken yazgımın her bir harfinde,
Araya virgüller koymuş kader..
Ayrılık özlem getirsin diye..
Ne olur inanma.!
İnanma sevdamıza sıkılmış,
Ayrılığa yemin bir kurşuna..

Serdar Oğuz

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

'"http://img259.imageshack.us/img259/9765/sehit6md.gif"

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz,gövde,bacak,kol,çene,parmak,el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

M.Akif ERSOY

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

Seni yazdım ...

27/2/2008

Dokunacak kadar yakın
Bir o kadar uzaktayken
Gitme diyemiyorum sana
Gelişin asılsız ihbardı yine yüreğime
Bilmezsin ,kaç sen eskitsem de içimde
Bulmak için yeni fotoğraflar ekledim
Gözyaşımla ıslak ,hayallerden bozma sararmış sevda küpürlerine
Seni yazdım ..Olsada adın , şehrin tüm kayıp listelerinde
Zamana pervasız yok sayılmış saatlerde
Sen sansam da çaresiz her kapı sesini
Gelmediğin gün anladım ki
Yaşamak bu değilde
Senin içinde ölmekte bu olsa gerek
Sevdamızı yazan takvimler tükendiğinde
Anladım ki biz hiç yaşamamıştık
Bir tek ayrılıktı aşkından öte…

Serdar Oguz

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

Yeter ki Gel...

27/2/2008

bank oturak şiir aşk şiiri sevgi şiiri dostluk son bahar mevsimler sonbahar

Yeter ki Gel..
Sen nasılsan öyle gel,
Ben seni öyle severim.
Düşlerini anlat bana…düşlediğin gibi.
Yolunacak ayrık otları mı var bahçende…
Al ellerimi.
Korkma düşmekten sarı yapraklar gibi
Ben seni tutarım.
Nasılsan öyle gel.. dağıt saçlarını.
Okşar tararım. Yüksünme karanlığına gecenin.
Ben varım.
Tükendiğinde çarelerin
Al gözlerimi.
Susturma yüreğini anlat seni dinlerim.
Nasılsan öyle gel…..
Ben senin kışlarını da severim. Hoşgeldin…
hoşgeldin yaşanmamış baharlarıma.
Sıkı tutunacaksan dallarıma,
SENİ BEKLERİM.

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

Bakma Dedim

27/2/2008

eye eyes gözler göz bakma dedim bakma şiir

Gönlümü çalan o güzel insana
“İstemem,artık bana bakma! ”dedim
“Yakışmıyor böylesi ne sana ne bana,
Bizi bu hâllere sokma! ” dedim.

“Aldırma sen şarkılarıma,şiirlerime,
Bırak beni kendi kendime
Düşeceğiz bir gün elin diline,
Beni böyle huzursuz yapma! ” dedim.

Göz yaşları ıslatıyordu telefonu
Biliyordum çok üzdüğümü onu
“Aşkın barajlarla kapalı yolu,
Boş yere çağlayıp akma! ” dedim.

“Hakkımız yok böylesini yaşamaya,
İmkânsız ikimize bir dünya,
Herkes gitmeli kendi yoluna,
Hayat bu,kafaya takma! ” dedim
 
Vedat Didari

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

istanbul hatırası istanbul şiiri 

Seninle hiç istanbulda olamadık
Göremedi istanbul ikimizi

Ne emirgânda bir semaver tüketebildik
Ne aşîyanda hüzün
Bir tepeden seyretmek için bu güzelim kenti
Ne çamlıca kısmet oldu ne piyer loti
Hiç bir vapur taşımadı bizi marmarada
Bir güvertede seni
Liseli aşıklar gibi dakikalarca öpemedim
Ellerini avuçlarımda tutup ta içimi dökemedim

Şöyle bir elimi atıp ta omzuna
Kolun belimde
Yürüyemedim seninle beyoğlunda
Bir sinema ya da tiyatro koltuğunda
Parmak uçlarıma değmedi dudakların
Pasajda arjantinleri çekip
Nevizadede bir iki tek atamadık
Doyulmaz uykulara bir türlü yatamadık

Seninle hiç istanbulda olamadık
Duyamadı istanbul sesimizi

Sahaflarda yorulup ta kitaplara bakmaktan
Çınaraltında mola veremedik
Karışıp çılgın kalabalığına kapalı çarşının
Tadına varamadık bir öğlen rakısının
Ya da sultanahmette bir müzeyi gezip
Dostlara uğrayamadık
Gülhaneden uzanıp sarayburnuna
İntiharı düşünemedik enine boyuna
Ne lâleliden geçebildik sevgilim
Ne kendimizden
Bir çalgılı kumkapı meyhanesinde
Ağlayamadım doyasıya sımsıcak göğsünde
Eski istanbulda gezdiremedim seni
Yemişte, asmaaltında
Ne kaldırımlarımı gördün ne çayhanelerimi
Ne çocukluğumu bildin ne gençliğimi

Seninle hiç istanbulda olamadık
Saramadı istanbul hiç bizi

Çılgınlar gibi dolanamadık otobüslerle
Trenlere binemedik
Bırak bütününü bu koca kentin
Sadece bir tek semtin
İçinde bile olamadık
İstanbul hiç doymadı bize bir tanem
Biz de ona doyamadık…
Vedat Didari

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

 
 
 

Tüm şiirlerini Müşfik Kenter yorumuyla bu linkten indirebilirsiniz.. (11.4MB)

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi



Gece başlamışsa ve uyumak için acele etmiyorsa yüreğin; hala düşünecek hala yapılacak bir sürü işin ve bir sürü planın olduğunu söylüyorsa beynin; buna karşılık günün bütün yorgunluğunu belki de hiçbir şey yapmamana rağmen sana hissettiriyorsa bedenin; konuşmak istiyorsa bir şeylere ulaşmak istiyorsa kalbin ama sadece yalnızlığın o ağır o derin sesiyse hissettiğin…








 


Üşüyorsan ama soğuktan değil. Susuyorsan ama korkundan değil. Gidiyorsan ama istediğin için değil ve arıyorsan ama bulmak için değil. Her dakika daha ağır geçiyorsa ve geçen her dakika seni daha fazla yoruyorsa... Gelecek seni güldürmüyorsa aksine geçmiş özletiyorsa kendini. En masum anında lanetlenmişse bedenin ve yanıyorsa ateşler içinde belki de kutuplarda yürürken. Ve sadece yalnızlığın sesiyse duyabildiğin…





 


Vazgeçmek istemediklerinin senden kaçarcasına uzaklaştığını görüyorsan ama koşamıyorsan artık ve her bağırmak istediğinde düğümleniyorsa sözcükler boğazına ve canını acıtıyorsa içinde kalan her bir harf. En çok yardıma ihtiyacın olduğu anda aslında kimsenin sana yardım edemeyeceğini biliyorsan buna rağmen medet umuyorsan sana yabancı gözlerden. Yaptıkların hep yapman gerekenlerden farklı oluyorsa ve bunu anlayamıyorsan bir türlü...





 


Her sabah uyandığında uyumak istiyorsan, geceyi istemiyorsan yalnızlığın sesini ve yine bitmeyecek bir geceyi. Buna rağmen günler hep kısalıyorsa sana inat ve geceler alay edermiş gibi üşütüyorsa seni. Buna rağmen yanıyorsan o soğukta ve anlıyorsan kimsenin bunu bilmediğini. Özlüyorsan her geçen saniye bir önceki geceyi. Ve yalnızlıksa tek duyabildiğin...





 


Eski fotoğrafları gördüğün zaman tesadüfen; içini garip bir mutluluk kaplıyorsa. Ve son resim elinden düşerken anlıyorsan ne kadar özlediğini ve çözemiyorsan bir türlü neden her şeyin değiştiğini. Susuyorsan... Ve yalnızlığın sesiyse tek duyabildiğin…





 


Eski şarkılar daha çok dokunur olduysa bedenine ve en çok yardıma ihtiyacın olduğu halde anlamaya başlamışsan yalnızlığını ve gece hala ilerlemiyorsa bu gürültüde. Ve uyuyamıyorsan bir türlü. Her şey bir telefon kadar yakınsa ama korkudan ayrı bir şeyse seni uzaklaştıran ve anlatamıyorsan bir türlü anlayamadıklarını. Binlerce defa anlatılan bir masalı. Ve yüzü aklından hiç çıkmıyor olsa da çıkaramıyorsan adını. O müthiş masal kahramanını...





 


Hiçbir çıkış yoksa ve yapayalnızsa bedenin. Bembeyaz duvarlar içinde. Bir resim. Siyah beyaz… İçin yanıyorsa ve su içmek bile gereksiz geliyorsa. Sigaranın dumanı içindeki ateşi belli ediyorsa dışarıya. Ama anlamıyorlarsa. Söndürmeye bile çalışmıyorlarsa. Sormuyorlarsa. Yoldan geçen herkesi tanıdığını düşünüyorsan ve belki de yanında yürüyeni bile bilmiyorken selam veriyorsa herkes sana sırf sen onları tanıdığını düşünüyorsun diye. Ve oysa tek bir yüz görüyorsan her zaman ama adını hatırlayamıyorsan bir türlü...





 


Sokaklarda insanlar azalıyorsa birer birer. Aklındaki düşünceler gibi. Yürüyorsan yine de yapayalnızsan senin onları tanıdıklarını sananların arasında. Ve dumanın hiç sönmüyorsa...





 


Aynı masalda ne yapacağını bilmeyensen. Isırılmış elma gibi düşüvermişsen yere. Masal devam ediyorsa ve kimse seni düşünmüyorsa artık...





 


Yirmi senedir üzerinde uyuduğun yastıkları bir bir atıyorsan yataktan ve bulamıyorsan kafanı rahatlatacak hiçbir şey o karanlıkta. Işıkları açmak dağınıklığı görmek kadar dayanılmazsa…





 


Uyuyamıyorsan ve katlanamıyorsan yalnızlığa. Kendinle beraber yaşayamıyorsan yalnız kalamıyorsan kendi başınayken. Sayfalar sıra sıra bitiyorsa; kitaplar devriliyorsa raflardan ve sen okurken dakikalar geçmiyorsa hayatından; yaşadığın bir masalsa artık ve başkalarının uyumaları için yazılmışsa bütün bunlar…





 


Gökten düşen üç elmadan biriysen başkalarının mutluluğu için. Masal bitmişse ve unutulmuşsan bir köşede;





Bir çığ gibi geliyor demektir "AYRILIK"

Masal bitti… Kaç… Kurtar kendini…

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi





Sahipsiz bir uçuruma düştü gözlerim
Aşkın yalnızlıgına vurdum gecemi
Yine havada kan kokusu var.
Yine hüzün firarında yüregim...
Uçurumlar özgürü bir failin günlügünden düşüyorum.
Ve sayfa sayfa ölüyorum,
Sana yazılmış tozlu bir romanda
Beni ihbar ediyorsun ayrılıga,
Ayrılıksa kan kusturuyor,kelepçeli yalnızlıgıma... 


Kinim yeşeriyor sarı sayfalarda
Sisli bir kabus oluyorum.
Çatlayan bileklerim seni arıyor, dilim susuyor yine.
Olumsuz bir kent düşüyor yastığıma
Sen ölüm oluyorsun beynimin labirentlerinde.
Alnımda bir kavga duruyor ,kaşlarım ayrılıga çatılı,
Ben seni tüketiyorum ateş çemberi yaşamalarımda.
Ve tükenmişlik oluyorum ömrümün geri kalanında.
İçimde ölüyor bu şehrin insanları,
Ben yalın ayak kor taşıyorum kara kışlara.
Sogugum sen ,gecem sen, yangınım sen ... 
Bir avuç kül savruluyor uzaklara,
Gözlerimde kan sonbahar kokularında.
Her hücremde bin intihar büyüyor.
Ve sen can çekişiyorsun kuytularımda.
Bense kayboluyorum...


Yine havada kan kokusu var.
Seni çekilmiş bir yürekte senden geriye
Kocaman bir ayrılık var....


Şimdi her adımda düşüyorum,
Tuzagına takılıyor yüregimin kenarı, uzaklara göçüyorum.
Yollara vuruyor zaman , uzadıkça uzuyor.
Mevsim tükeniyor içimde,yağmurlar ıslatıyor gözlerimi.
Hayır hayır aglamıyorum,
Ayrılık kaçtı gözüme , belki ondan bu yaşlar...

Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi

center>

Supermp3 İle Canlı Müzik Keyfi garip_dj


EkleBunu RSS Ekle Butonu
Lider100.ComSohbet güzel sözler Görevimiz sizi doğru adrese ulaştırmak.
Aradur.com | Arama Motoru Arama Motoru Sitemiz WebKuyusu.com'da kayıtlıdır. toplist - nakliyat LinkBankasi.Net linkcenneti.com Site Dizini
evden eve nakliyathosting